Sağlık Bilimleri Fakültesi


 Pandemi Sonrası Zaman


İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yüksel Barut Pandemi Sonrası Zaman hakkında açıklamalarda bulundu.
27.01.2021 Çarşamba günü 14.00-15.00 arasında Google meet aracılığıyla Pandemi Sonrası Zaman etkinliği düzenlendi. Sürekli Eğitim Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Emel Tozlu Öztay moderatörlüğünde İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yüksel Barut katılımıyla etkinlik gerçekleşti.

SBF Dekan Yardımcısı Dr. Abdullah Yüksel Barut, ‘‘Öncelikle bu etkinlik için teşekkür ediyorum. 2020 yılının Mart ayı sonrasında pandemi döneminde herkesin alışkanlıkları değişti. Bu değişim sürecinde bireyler zamanlarını çok farklı yönetmeye başladılar. Zaman dediğimizde zamanı geri döndüremiyoruz. Ağzımızdan çıkan sözü de geri döndüremiyoruz. Yaydan çıkan ok hiçbir zaman geriye dönmüyor. Burada sizlere bir araştırmadan söz edeceğim. Avusturyalı bir hemşire İngiltere’de yaşlı bakım evinde çalışırken gözlediklerini sıralamış. Bireylerden duyduğu cümleler şu şekildeymiş: ‘Keşke kendi hayatımı yaşama cesaretini gösterebilseydim, keşke o kadar çalışmasaydım keşke duygularımı açıklama cesareti gösterebilseydim keşke arkadaşlarımla daha fazla görüşseydim keşke daha mutlu olmama izin verseydim.’ Başarıya ulaşmak için rahatı bozmak gerekir. ’’şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yüksel Barut ‘‘Korona salgınının ilk zamanlarda birisi ateşlendiğinde herkes birbirine semptomları sordu. Semptom varsa hemen doktora gidilip test yaptırmak istendi. Panik havası oldu. Buddha’nın söyledikleri üzerinden gidecek olursak ‘en büyük hata zamana sahip olduğumuzu düşünmektir. Zaman paradan daha değerlidir.’ İnsan ömründe ortalama yaş 78 yıl olarak hesaplanmış ve bu 78 yılın 28,3 yılı uykuda, 10,5 yılı çalışarak, 9 yılı televizyon ve sosyal medya kullanarak, 6 yılı evde, 4 yılı yeme içme ihtiyaçları ile, 3.5 yılı eğitim, 2.5 yıl bakım ile, 2.5 yıl alışveriş, 1.5 yıl çocuk bakımı ve 1.5 yılı ulaşım ile geçmektedir. Burada geriye 9 yıl kalmaktadır. Sabah uyandığımızda 24 saat yani 86.400 saniyemiz var.’’

Sözlerine Van Dkye’dan alıntı yaparak ‘Zaman, bekleyenler için çok yavaştır, korkanlar için çok hızlıdır, üzgün olanlar için çok uzundur, kutlayanlar için çok kısadır, sevenler için sonsuzdur’ devam eden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yüksel Barut ‘‘Sevgi zamanı iyi kullanmanın temel ilkesi olmalıdır. Yapılacak her iş için zaman gereklidir ve zaman pahalıdır. İstemek başarmak için gereklidir ama bitirmek için zamanında başlamak gerekir. İnsanoğlunun ihmalleri yüzünden virüs zamanı çok iyi kullanıyor ve zamanında işine başlıyor. Biz ise birey olarak bunu yapamıyoruz. Zaman yönetimi becerisi kazanmak, emek ister, bireye zorla benimsetemezsiniz, kazanıldıktan sonra otomatik olarak gerçekleşir, başarmak isteyen bireyin rahatını bozması gerekir. Zaman bazen hızlı bazen de yavaş geçiyor. Bu nedenle bu işi araştıranlar zamanı 3’e ayırıyor. İlk olarak objektif, ölçülebilen yani gerçek zaman (24 saat), ikinci olarak sübjektif, algılanan, ölçülemeyen zaman. Bu zaman türünde mutluyken zaman çok çabuk geçerken mutsuzken zaman çok uzun gelebiliyor. Son olarak biyolojik zaman. Bu zaman türü ise içgüdüsel ve kazanılmış alışkanlıklara dayanır. Her gün aynı saatte uyanmak bu zaman türüne bir örnektir.’’ dedi.

Etkinliğin devamında Henry Ford’un sözlerinden alıntı yapan Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yüksel Barut, ‘‘Zaman her canlıya eşit olarak dağıtılmış bir kaynaktır. Bilinçli yönetilmiyorsa hiçbir şey doğru yönetilmiyor demektir’’ dedi, zaman tuzakları ve zamanı iyi kullanmanın yolları hakkında bilgiler verdi.

Etkinlik sonunda katılımcılardan gelen sorulara yanıt verildi. Dr. Öğr. Üyesi Emel Tozlu Öztay, katılımları için SBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yükset Barut’a ve izleyicilere teşekkür etti. Etkinlik sona erdi.

Haberler

Tüm Haberler