Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr

Odyoloji








 Bahar Aylarında Artan Alerjik Şikayetlere Dikkat


Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başak ÇAYPINAR, bahar alerjisi tanı ve tedavi yöntemlerinden bahsetti.


Bahar alerjisi (mevsimsel alerjik rinit), özellikle ilkbaharda havadaki polenlerin artmasıyla ortaya çıkan oldukça yaygın bir durumdur. Tıbbi olarak çoğu zaman alerjik rinit olarak geçer ve bağışıklık sisteminin aslında zararsız olan maddelere aşırı tepki vermesiyle oluşur. En sık tetikleyiciler: Ağaç polenleri (özellikle mart–nisan), çimen ve ot polenleri (nisan–haziran) ve daha nadiren küf sporlarıdır. Belirtileri sürekli hapşırma, burun akıntısı, tıkanıklık, gözlerde kaşıntı, sulanma, geniz akıntısı, bazen öksürük ve yorgunluktur. Bu belirtiler sıklıkla grip nezle ile karışır.

Alerjide kaşıntı, hapşırık atakları ve berrak akıntı ön planda iken ateş yoktur. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ise ateş, boğaz ağrısı ve koyu akıntı ön planda olup sıklıkla bir hafta içinde düzelme gözlenir. Bu belirtilerin takibi ile de ikisinin ayrımı yapılabilir. Alerjik rinit ataklarının tedavisi astıma gidişi azaltabilir çünkü bir hava yolu hastalığı olarak kontrolsüz enflamasyon zaman içinde astım birlikteliğine dönüşebilir.

Teşhis için sıklıkla uzman doktor muayenesi ve klinik öykü yeterlidir. Gerekirse tanıyı desteklemek için deri prick testi ve spesifik IgE (kan testi ) yapılır. Tedavide en etkili kombinasyonlar antihistaminik ve nazal steroidlerin birlikte kullanımıdır. Dirençli vakalarda alerji aşısı (immunoterapi) yapılabilir. Spreyler alerji sezonu boyunca (haftalar-aylar) güvenle kullanılabilir. Burun spreylerinin etkisi birkaç günde değil, düzenli kullanımda ortaya çıkar. Tedavide kullanılan ilaçlar genel olarak güvenli olup ‘kortizon’ içeren spreylerin vücutta emilimi çok çok düşüktür. Alerji aşıları (immunoterapi) ise vücudu alerjene alıştırma prensibi ile yapılır. Tedavi 3-5 yıl arasında sürer. Kalıcı düzelme sağlayabilen tek yöntemdir, ancak her hastada garantili bir yöntem değildir.

Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak polen sezonunun daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi; hava kirliliğinin polenlerin alerjenitesini artırması ve mukozayı daha hassas hale getirmesi; ayrıca şehirleşme ve hijyen koşullarındaki değişimlerin bağışıklık sistemini daha reaktif hale getirmesi sonucunda, alerjik rinit prevalansının 2050 yılına kadar %20–30 oranında artması beklenmektedir. Özellikle çocuk ve genç erişkin grupta belirgin artış beklenmekte, astım ile birlikte görülme oranı da artmaktadır.

Büyük şehirlerde polenden nasıl kaçınmalıyız? Tam bir izolasyon mümkün değil ancak akıllı korunma yapılabilir. Akıllı korunma sabah erken saatlerde 05:00-10:00 arası dışarı çıkmaktan kaçınmak, mümkünse maske ve gözlük kullanmak, eve döndüğümüzde saç yüz yıkama ve kıyafet değiştirme, rüzgarlı havalarda cam açmamak ve HEPA filtre kullanımı olarak sıralanabilir.

Çocuklar için durum bağışıklık sistemi gelişimleri henüz tamamlanmadığı için daha riskli olabilir. Yaşlılar ise ilaç yan etkileri ve eşlik eden akciğer ve kalp hastalıkları sebebi ile dikkatli takip edilmelidirler. Eğer alerji semptomları günlük yaşamı etkiliyorsa, uyku kalitesi bozuluyorsa, ilaçlara rağmen belirgin iyileşme olmuyorsa ve astım veya cilt belirtileri eklendiyse uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir.