Sağlık Bilimleri Fakültesi

Dil Ve Konuşma Terapisi








 Ses Bozuklukları


İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Öğr. Gör. Seda KETEN "Ses Bozuklukları" hakkında bilgiler aktardı.


İletişim; bireyin sosyal etkileşim gereksiniminden ortaya çıkan bir olgu olup, duygu, düşünce, bilgi ve ihtiyaçların insan ve insan toplulukları arasında karşılıklı olarak aktarılmasıdır. İletişim dil, konuşma, jest, hareket gibi sözel ve sözel olmayan bileşenler aracılığıyla gerçekleşir. Sözel iletişimde konuşma önemli bir faktördür. Konuşma davranışının gerçekleşebilmesi için; respirasyon (solunum) , fonasyon, tınlaşım ve artikülasyon basamaklarının art arda ve uyumlu olarak çalışması gerekir. Fonasyon basamağında üretilen sesin sağlıklı ses olarak değerlendirilebilmesi için, bireyin ses kalitesinin, şiddetinin, perdesinin yaşına ve cinsiyetine uygun, duygu durumlarını yansıtabilen, kulağa hoş gelen, iletişimi devam ettirmeye yardımcı nitelikte olması gerekir. Ses sağlığı kişinin iletişim becerilerini doğrudan etkiler.

Ses bozuklukları, bireyin yaşına ve cinsiyetine uygun olmayan şekilde anormal ses üretimidir. Ses bozukluğu sonucunda bireyin sesinde anormal bulgular olarak nefeslilik, boğukluk, kabalık duyulabilir. Ses bozukluklarının nedenleri organik, fonksiyonel ve nörojenik olarak sınıflandırılmaktadır. Organik ses bozuklukları gırtlak (larenks) anatomisindeki bozukluklar sonucunda, fonksiyonel ses bozuklukları sesin yanlış ve kötü kullanımı, ses sağlığını koruyucu davranışların uygulanmaması nedeniyle, nörojenik ses bozuklukları ise çevresel ve merkezi sinir sistemindeki bozukluklara bağlı olarak gelişebilmektedir.

Ses bozuklukları ile kliniklere başvuran hastaların tanı ve tedavi sürecince kulak burun boğaz hekimleri ve dil ve konuşma terapistleri birlikte çalışmaktadır. Ses bozukluklarının tedavi sürecindeki kullanılan cerrahi ve tıbbi müdahaleler kulak burun boğaz hekimleri tarafından uygulanırken, sesin çok yönlü değerlendirilmesi sonucunda belirlenen uygun ses terapisi yöntemi dil ve konuşma terapistleri tarafından uygulanır.

Ses Terapisi
Ses terapisi hastanın duygusal, mesleki ve sosyal gereksinimlerine göre hastanın üretebileceği en iyi sese ulaşmasını sağlayan davranışsal tekniklerdir. Ses terapisi tedavi sürecinde tek bir seçenek olabileceği gibi, cerrahi ve tıbbi müdahalelere ek olarak da uygulanabilir. Dolaylı ses terapisi yöntemleri, sese direkt olarak müdahale etmeden, sesi olumsuz etkileyen faktörleri belirlemeye ve bu faktörlerin değiştirilmesine odaklı yöntemlerdir. Doğrudan ses terapisi yöntemleri, hastanın daha iyi ses üretimini hedefleyen teknikleri kapsayan yöntemlerdir.

Ses Hijyeni
Ses hijyeni, ses sistemini koruyarak ses sağlığımızın sürekliliğini sağlamak amacıyla uyulması gereken davranışlar bütünüdür. Bu davranışlar sesin kötü kullanımını önleyerek, ses ile ilgili problemlerin azalmasına ve önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Ses Sağlığını Korumak için;
  • Sigara bırakılmalı ve sigara dumanı olan ortamlarda bulunulmamalı,
  • Kuru hava ve toza maruz kalınmamalı,
  • Yüksek sesle konuşma, bağırma, öksürük ve boğaz temizleme hareketlerinden kaçınılmalı,
  • Uyku ve dinlenmeye yeterli zaman ayrılmalı,
  • Ses tellerinin zarar görmemesi için diyafram nefesi, solunum sırasında doğru postür (dik duruş) hakkında bilgi edinilmeli,
  • Reflü, allerji, otit, farenjit, işitme kaybı olan kişiler bunlara yönelik tedavi almalı,
  • Günlük yaklaşık 2 litre su tüketilmesi, ses tellerinin nemli kalabilmesi için önemlidir,
  • Çay, kahve ve bazı bitkisel çaylar ses tellerinin hidrasyonunu etkileyeceğinden, tüketimi azaltılmalıdır.

Öğr. Gör. Seda KETEN