Sağlık Bilimleri Fakültesi

Dil Ve Konuşma Terapisi








 Konuşma Sesi Bozuklukları


İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Öğr. Gör. Tuğba KARATOY "Konuşma Sesi Bozuklukları" hakkında bilgiler aktardı.


Konuşma bozuklukları DSM-5’in Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı’nın gelmesi neticesinde iletişim bozuklukları olarak adlandırılmış ve nörogelişimsel bozukluklar içinde yerini bulmuştur. İletişim bozuklukları; dil bozukluğu, konuşma sesi bozukluğu, çocukluk çağı akıcılık bozukluğu (kekemelik), sosyal pragmatik iletişim bozukluğu ve özgül olmayan iletişim bozukluğu klinik tanılarını kapsamaktadır.

Konuşmayı sağlayan sesleri tanıyabilmek için konuşma eyleminin meydana gelmesini sağlayan çeşitli organların yapısının ve işleyişinin bilinmesi gerekmektedir. Konuşma tek yönlü bir fiziksel durumu kapsamamakla birlikte aynı zamanda anlatıma dayalı bir dil becerisidir. Anlatımın olabilmesi için öncelikle anlamanın gerçekleşmesi, belli bir dil mekanizmasına sahip olunması, ana dilin dilbilgisi yapısına sahip olunması, bilgi birikimi ve kelime hazinesi gibi zihinde anlam kurgusunu sağlayan ögelere gereksinim duyulmaktadır. Bütün bu karmaşık süreçler bir anlatım aracı olan sözlü anlatımı oluşturmaktadır. Sonuç olarak konuşma, zihinde oluşan ve konuşma organları aracılığıyla dışa vurumu gerçekleşen bir beceridir. Konuşma zihinde tasarlanan bir sürecin son evresidir.

Bu kompleks sürecin herhangi bir aşamasında ya da koordineli çalışması durumundaki aksaklık konuşma bozukluğunu ortaya çıkarmaktadır. Konuşma sesi bozukluğu ise kişinin yaşına, kültürüne ve içinde bulunduğu gelişim dönemine uygun sesler çıkaramaması ve ses uyumunun bozuk olması ile karakterize olan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkçede konuşma seslerinin edinimi 4-5 yaşına kadar sürse de yetişkinlerin çıkardığı seslerin kazanımı 6 ya da 7 yaşlarına kadar devam edebilmektedir. Bu süreç devam ederken çocukların daha henüz sesletemedikleri ya da kendilerine zor gelen seslerin yerine bir başka sesler getirerek oluşturdukları konuşma dilinde karşımıza çıkan çeşitli bazı basitleştirmeleri görmek mümkündür. Bu fonolojik işlemler 4-5 yaşlarında azalarak ketlenmeye ve zamanla yerlerini uygun sesletimlere bırakmaya başlamaktadır, bu gidişattaki gecikmeler ya da yanlış sesletimler konuşma sesi bozukluğu olarak değerlendirilmektedir. Bazı konuşma sesi bozukluğu problemlemleri şu şekilde ifade edilmektedir: rotasizm (“r” sesi bozukluğu ); sigmatizm (“s” ve “z” sesi bozukluğu) ; gamatizm (“g” sesi bozukluğuna ) ve kapasizm (‘’k” sesi bozukluğu) olarak nitelendirilmektedir. Dudak-damak yarıklıkları, diş-çene yapısındaki bozukluklar, damağın düz veya aşırı çukur olması gibi problemlerde konuşma sesi bozukluğuna sebep olabilir.

Konuşma bozukluklarının tedavisinde dil ve konuşma terapistlerinden destek alınmalıdır. Öncelikle teşhis edilen bozukluklarda tıbbî müdahale gereken durumlar var ise bir uzman doktora başvurmak gerekir.