Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr

Sosyal Hizmet








 İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ’NDE GELECEĞİN ŞEHİRLERİ DÜŞLENDİ:“KENTSEL ADALETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK” SEMPOZYUMU GENÇ ZİHİNLERİ VE BİLİM DÜNYASINI BULUŞTU


İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Kentsel Adaleti Yeniden Düşünmek: Umut, Ütopya ve Ortak Yaşam Sempozyumu”, 15 Mayıs 2026 tarihinde akademisyenleri, öğrencileri, yerel yönetim temsilcilerini ve davetlileri bir araya getirdi.


İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, son dönemin en dikkat çeken vizyoner akademik etkinliklerinden birine imza attı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Kentsel Adaleti Yeniden Düşünmek: Umut, Ütopya ve Ortak Yaşam Sempozyumu”, kenti sadece beton binalardan ve sokaklardan ibaret görmeyen, insan onurunu, sağlığı, adaleti ve erişilebilirliği merkeze alan disiplinlerarası bir düşünce meydanına dönüştü. Üç yıl önce mütevazı bir derslikte bir hayalle başlayan bu yolculuk, bugün geniş kitleleri ve çok sayıda farklı disiplinden uzmanı bir araya getiren devasa bir organizasyon olarak üniversitenin kurumsal geleneğindeki yerini sağlamlaştırdı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, aziz şehitlerimiz ve ebediyete irtihal eden gaziler anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyuma protokol, yerel yönetim temsilcileri ve bilim dünyası büyük ilgi gösterdi. Sempozyuma İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Avcılar Belediyesi Başkan Vekili Yüksel Can, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. S. Arda Öztürkcan, Avcılar Kent Konseyi Başkanı Turgay Halisçelik, Avcılar Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Ferihan Hafızoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu, Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

1

2

Programın ilk konuşmacısı, İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu oldu. Kent ve sosyal hizmet ilişkisini derinlemesine kuran konuşmasında Yolcuoğlu, modern kent hayatının getirdiği kentsel sorunların doğrudan dezavantajlı grupları etkilediğine dikkat çekti. Kentsel adaleti sağlamanın sadece mekânsal bir düzenleme değil, toplumsal bir zorunluluk ve insan onurunun bir gereği olduğundan bahseden Yolcuoğlu; herkes için eşit, erişilebilir ve hak temelli bir şehir yaşamının kurulmasında sosyal hizmet disiplininin üstlendiği kritik role vurgu yaptı. Ardından kürsüye çıkan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu, sempozyumun kurumsal yapısına ve eğitim modeline odaklandı. Bu çalışmanın sadece tek bir bölümle sınırlı kalmayıp tüm fakültenin dahil olduğu devasa bir iş birliğine dönüşmesinden duyduğu gururu dile getiren Nizamlıoğlu, öğrencilerin bilginin sadece pasif bir alıcısı değil, bizzat üreteni ve "öğrenmenin öznesi" olduğu bu dönüştürücü pratiğin öneminden bahsetti. Klasik derslik kalıplarını kırarak öğrencileri düşünen, tartışan ve üreten bireyler haline getiren bu tür organizasyonların fakülte vizyonunu taçlandırdığını ifade etti. Açılış oturumunun son kurumsal konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, üniversitenin disiplinlerarası çalışmalara ve öğrenci merkezli projelere verdiği güçlü desteği kararlılıkla yineledi. Akademinin dört duvar arasına sıkışıp kalmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Şahin; bilimin, buluşların ve akademik üretimin dışarıda, sokakta ve toplumsal hayatta karşılık bularak görünür çalışmalar yapılması gerektiğini bildirdi. Öğrencilerin kentsel sorunlara getirdiği ütopik ve yenilikçi çözümlerin üniversite-toplum ilişkisini güçlendiren en somut örneklerden biri olduğunu vurgu yaptı.

Prof. Dr. Bahri Şahin'in ardından kürsüye çıkan Avcılar Belediyesi Başkan Vekili Yüksel Can da sempozyumda bir konuşma gerçekleştirdi. Avcılar’da hayata geçirdikleri tüm kentsel ve sosyal çalışmaların bu tür nitelikli bilimsel süreçlerden beslendiğini ifade eden Can, üniversite çatısı altında üretilen bu vizyoner projelerin yerel yönetim olarak kendilerine de yeni alanlar açtığını  belirtti. Bölgenin en hayati gündem maddesine de değinen Başkan Vekili Can, deprem gerçeğini bir an bile unutmadan, bilimin ışığında ve sorumluluk bilinciyle çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini vurguladı.

3

Prof. Dr. Naci Görür’den Hayati Uyarılar: "Deprem Dirençli Kentler Zorunluluktur"

Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun ufkunu açan ana konuşmacı kürsüye davet edildi. Bilim Akademisi Kurucu Üyesi ve yer bilimleri alanında ülkemizin en önemli bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye'nin ve Marmara Bölgesi'nin en sıcak gündemine parmak bastı.
İngiltere London University, Imperial College bünyesinde doktorasını tamamlamış ve özellikle 1999 depremleri sonrası Marmara Denizi'nin deprem potansiyeline yönelik uluslararası projelere öncülük etmiş olan Prof. Dr. Görür, deprem gerçeği üzerinden çok hayati uyarılarda bulundu. Kentleşme politikalarının bilimsel akıldan bağımsız yürütülemeyeceğini hatırlatan ünlü bilim insanı, sadece binaları yenilemenin yetmediğini; ekonomisiyle, altyapısıyla, halkıyla ve yönetim mekanizmalarıyla topyekûn "dirençli kentler" yapmanın hayati bir zorunluluk olduğunu bildirdi. Bu etik ve yaşamsal sınavın toplumun vicdanı ve bilimin rehberliğiyle verilebileceğini belirten Görür’ün sunumu salonda büyük bir yankı uyandırdı. Konuşmanın ardından İGÜ Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, Prof. Dr. Naci Görür’e teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu.

4

Protokol konuşmaları ve ana sunumun bitiminde, sempozyumun mutfağında yer alan ve sürecin yürütücülüğünü üstlenen akademik kadro kürsüye davet edildi. Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer, Dr. Öğr. Üyesi Yonca Güneş Yücel ve Arş. Gör. F. Türkan Özırmak, bu fikrin başlangıcından bugüne gelme sürecini katılımcılara aktararak hikayeyi ayrıntılandırdılar. Öğrencilerin yoğun ilgisi, hazırladıkları projelerin derinliği ve kentsel adalete duydukları heyecan sayesinde bu fikrin derslik sınırlarını hızla aştığı ifade edildi. Sürecin ikinci yılında diğer bölümlerin de katılımıyla fakülte geneline yayıldığı, bu yıl ise kurumsal ortaklıklar, dev bir jüri kadrosu ve dijital altyapıyla tam teşekküllü bir disiplinlerarası sempozyuma dönüştüğü vurgulandı. Akademisyenler, aylar süren hazırlık aşamasında öğrencilerin nasıl birer öğrenme öznesi haline geldiklerini, grup çalışmalarında fikirlerin nasıl olgunlaştığını ve bu kolektif emeğin üniversite vizyonuna sunduğu katma değeri anlatarak konuşmalarını tamamladılar.

10 Bölümden 10 Benzersiz Ütopya Yarıştı

Sempozyumun ikinci büyük kulvarı ise tamamen öğrencilerin üretkenliğine ve hayal gücüne ayrılmıştı. Etkinliğin fikir üreticisi ve düzenleme sürecinin mimarlarından Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer’in sempozyumun doğuş hikayesini ve dersliklerden bu büyük meydana uzanan serüvenini aktarmasının ardından, heyecanla beklenen "Öğrenci Ütopya Sunumları"na geçildi.
Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki 10 farklı bölümü temsil eden öğrenci grupları, aylar süren emeklerinin sonucunda kente kendi branşlarının penceresinden bakan toplam 10 benzersiz ütopya tasarımı hazırladı. Sahne alan projeler ve sunumu yapan bölümler şu şekilde sıralandı:

  • Sağlık Yönetimi Bölümü: Kairostopolis
  • Hemşirelik Bölümü: Bakım Cumhuriyeti
  • Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü: Holoyaşam
  • Çocuk Gelişimi Bölümü: Visia
  • Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü: Diltopya
  • Perfüzyon Bölümü: Kardiyopolis
  • Ergoterapi Bölümü: Ergosphere
  • Beslenme ve Diyetetik Bölümü: EutrophiaPoli
  • Odyoloji Bölümü: Silentium
  • Sosyal Hizmet Bölümü: Tirü-Anda

Sempozyumun öğle arasında ise katılımcılar fuaye alanında kurulan “Ben Olsam” panosunu da ziyaret etti. Boş bir kent sayfasını andıran bu panoya konuklar ve öğrenciler; kendi hayallerini, kentsel taleplerini ve "başka bir dünya" özlemlerini kağıtlara dökerek adeta ortak bir ütopya duvarı oluşturdular.

Çok Disiplinli Dev Jüri Kadrosu

Öğrencilerin sunumlarını değerlendirmek üzere; kent, sağlık, medya, sanat, eğitim ve yerel yönetim gibi çok farklı alanlardan gelen uzmanlardan oluşan zengin bir jüri heyeti kuruldu. Değerlendirme kurulunda şu isimler yer aldı:
Ahmet Pekgöz (Öğretmen), Dr. Öğr. Üyesi Anıl Çetin (İGÜ), Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hilal Tuztaş (Yeditepe Üni. Antropolog), Büşra Yılmaz (Şehir Politikaları Uzmanı - MBB), Eda Narin (Gazeteci), Emek Uçarman (Genel Sanat Yönetmeni), Emir Köseoğlu (Uzman Veteriner Hekim), Hassan Hassanpour (Doktora Öğrencisi - Sinirbilim), Kubilay Kınoğlu (Adli Tıp Uzmanı), Arş. Gör. Merve Karadaban Özen (İGÜ), Dr. Öğr. Üyesi Nazar Bal (İGÜ), Dr. Özgür Kılıçer (Aile Hekimi), Selçuk Duran (Sosyolog - Avcılar Belediyesi), Dr. Öğr. Üyesi Seyra Kestel (İGÜ), Sibel Beşik (Doktora Öğrencisi), Dr. Öğr. Üyesi Sibel Zengin (İGÜ), Dr. Tarkan Kılıç (Medya ve İletişim Doktoru - ÇMO), Turgay Halisçelik (Avcılar Kent Konseyi Başkanı), Ünal Şenyuva (Yönetmen - Sözcü TV) ve Yasemin Bilsel (Sosyolog - İNSEV).

Büyük Ödüller ve Burslar Sahiplerini Buldu

Tüm sunumların tamamlanmasının ardından jüri üyelerinin dijital sistem üzerinden eş zamanlı olarak yaptığı puanlamalar hesaplandı. Heyecan dolu bekleyişin ardından; özgünlükleri, bütünlükleri, uygulanabilirlikleri ve kentsel adalet vizyonuna sundukları güçlü katkılarla öne çıkarak dereceye giren ekipler açıklandı.
Dereceye giren takımlara ödüllerini takdim etmek üzere Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Nizamlıoğlu, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Funda Pehlevan Karabıyık ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sultan Çakmak Tanrıver sahneye davet edildi. Bu yıl dereceye giren başarılı öğrenciler, akademik gelişimlerini destekleyecek eğitim burslarının yanı sıra sosyal yaşamlarına renk katacak özel ödüller kazandılar. Jürinin titiz değerlendirmesi sonucu büyük ödülleri alan bölümler ve kazandıkları ayrıcalıklar şu şekilde gerçekleşti:

  • Birincilik Ödülü: Jüri değerlendirmesinde kusursuz kentsel adalet vizyonu ve uygulanabilir yapısıyla tam not alan Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğrencileri sempozyumun birincisi oldu. Şampiyon takım, prestijli kültür-sanat etkinliklerine katılım biletlerinin yanı sıra İstanbul Gelişim Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (İGÜSEM) bünyesinde açılacak olan uzmanlık programları için en yüksek oranda eğitim bursu almaya hak kazandı.
  • İkincilik Ödülü: Kentsel sorunları toplumsal haklar boyutuyla ele alan özgün tasarımlarıyla Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri ikincilik kürsüsüne çıktı. Başarılı grup, kendilerine takdim edilen kültür-sanat etkinlik biletlerinin beraberinde İGÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nden kişisel gelişimlerini destekleyecek yüksek oranda eğitim bursu ödülünün sahibi oldu.
  • Üçüncülük Ödülü: Kente herkes için erişilebilirlik penceresinden yaklaşan ve çok yönlü bakış açısıyla beğeni toplayan Ergoterapi Bölümü öğrencileri üçüncülük ödülüne layık görüldü. Geleceğin ergoterapistleri, kültür-sanat etkinliklerine katılım biletleri ile İGÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nden değişen oranlarda burs imkanını heybelerine koyarak sahneden büyük bir gururla ayrıldı.

"Bu Gelenek Burada Bitmeyecek"

Sempozyum, geleceğe dair güçlü bir dayanışma mesajıyla sona erdi. Kapanışta yapılan konuşmada, bu salonda büyütülen umudun yarının gerçek kentlerinde mutlaka bir karşılık bulacağı belirtilerek, "Bugün burada sadece bir etkinlik yapmadık; birbirimize 'yalnız değiliz' dedik. Umudu büyütmek, kentsel adaleti savunmak ve birlikte yaşamanın estetiğini bulmak için bir söz verdik. Bu gelenek burada bitmeyecek. Gelecek bizim, kentler hepimizin" denildi. Büyük bir başarıyla tamamlanan organizasyon, gelecek yıl dördüncü kez buluşmak üzere verilen temennilerle son buldu.

5