Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Sağlık Bilimleri Fakültesi - sbf@gelisim.edu.tr

Sosyal Hizmet








 Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer, “Kuzeye Giden Yolda: 12 Kitap, 7 Kütüphane, Bir (H)İç Anlatı” Başlıklı Konferansta Okuma Yolculuğunu Anlattı


Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer, “Kuzeye Giden Yolda: 12 Kitap, 7 Kütüphane, Bir (H)İç Anlatı” başlıklı konferansta, okuma serüvenini kitaplar, kütüphaneler ve kuzey metaforu üzerinden katılımcılarla paylaştı.


İstanbul Gelişim Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Kütüphane Konferansları serisinin 26’ncısı, “Kuzeye Giden Yolda: 12 Kitap, 7 Kütüphane, Bir (H)İç Anlatı” başlığıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, İstanbul Gelişim Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Ahmet Şenol Armağan’ın moderatörlüğünde, İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Tüncer’in konuşmacı olarak katılımıyla düzenlendi.

Konuşmasına yönlerin sembolik ve metaforik anlamları üzerinden başlayan Tüncer, doğunun uyanış ve bilgeliğin kökeniyle, batının bitiş ve sınırla, güneyin ise bazı metinlerde tutku, kaos ve dürtüsel alanla ilişkilendirildiğini ifade etti. Kuzeyin buz, soğuk ve karanlıkla anılsa da bu anlamın olumsuz bir çağrışımla sınırlandırılamayacağını belirten Tüncer, kuzeyi konfor alanından çıkma, hakikate yönelme ve insanın kendi iç yolculuğuna açılması bakımından değerlendirdi. İskandinav ve Yunan mitolojisinde kuzeyin kimi zaman kutsal mekanlarla ilişkilendirildiğini vurgulayan Tüncer, “İnsan kendini mekanla bağlantılandırmak için bir yöne ihtiyaç duyar” sözleriyle etkinliğin ana izleğini ortaya koydu.

Teorik bir anlatımdan ziyade kişisel bir okuma ve hafıza yolculuğu olarak ilerleyen konferansta Tüncer; Şile 50. Yıl Lisesi Kütüphanesi, Erzurum İl Halk Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, İSAM Kütüphanesi, İBB Atatürk Kitaplığı ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Kütüphanesi gibi farklı kütüphanelerde karşılaştığı kitapların kendi yaşamındaki izlerini aktardı. Sait Faik Abasıyanık’ın Semaver, Knut Hamsun’un Açlık, Anton Çehov’un Vişne Bahçesi, Cengiz Aytmatov’un Cemile, Konstantin Simonov’un Savaşsız Yirmi Gün, Murathan Mungan’ın Mezopotamya Üçlemesi, Burhan Sönmez’in Kuzey, Erhan Bener’in Kedi ve Ölüm, Julian Barnes’ın Bir Son Duygusu ve Mustafa Çiftçi’nin Kiraz Çiçeği Kolonyası adlı eserleri, konuşmanın merkezinde yer aldı.

Tüncer, seçtiği kitapları yalnızca edebi yönleriyle ele almadı; bu eserleri insanın kendini tamamlama, büyüme, yüzleşme ve hakikati arama süreçleriyle kurduğu bağ üzerinden de değerlendirdi. Bu kapsamda Vollendungsroman, Bildungsroman ve kahramanın sonsuz yolculuğu gibi kavramlara değinerek kitapların kişisel hikayelerle nasıl kesişebileceğini anlattı. Özellikle Burhan Sönmez’in Kuzey adlı eserini, “bir varış yolculuğundan çok hakikati arama çabası” olarak yorumlayan Tüncer, kuzeye gitmenin tabuları aşmak ve insanın kendi iç sınırlarıyla karşılaşması anlamına geldiğini belirtti.

Konuşmasında kitaplar ve kütüphanelerin bireyin yaşamındaki iyileştirici yönüne de dikkat çeken Tüncer, “Kitaplar ve kütüphaneler bazen toplu sığınaklarımız haline gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Kütüphaneleri “şifa bulduğu mekanlar” olarak tanımlayan Tüncer, “İnsan kendisini en çok kaybettiği yerde bir şekilde bulmaya başlıyor, kuzeye gitmek bende böyle bir yere tekabül ediyor. Kaybolmak iyi geliyor. Ben herkesin bir kuzey yıldızı olması gerektiğini düşünüyorum. İnsan ruhuna iyi gelen romanların, insanın eşiklerinde ona eşlik eden önemli bir şey olduğunu düşünüyorum” sözleriyle okuma deneyiminin kişisel dönüşümdeki yerine vurgu yaptı.

Katılımcıların ilgiyle takip ettiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. 

Etkinliğin video kaydına ulaşmak için tıklayınız.