2026 yazının ilk büyük sıcak hava dalgası sırasında Fransa, Belçika ve Hollanda'da en az 1.300 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Özellikle yaşlı bireyler, kronik hastalığı bulunanlar ve sosyal destek mekanizmalarına erişimi sınırlı kişiler sıcaklık artışlarından en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldı. Uzmanlar, aşırı sıcakların yalnızca sıcak çarpmasına neden olmadığını; kalp-damar hastalıklarından solunum problemlerine kadar birçok sağlık riskini de artırdığını belirtiyor.
Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte hastanelerde ve acil servislerde yoğunluk arttı. Bazı bölgelerde sağlık kuruluşları artan başvurular nedeniyle ek önlemler almak zorunda kalırken, bakım evleri ve sosyal hizmet kurumları risk altındaki bireyleri korumaya yönelik yeni uygulamalar geliştirdi. Böylece iklim değişikliğinin etkileri yalnızca çevrede değil, sağlık hizmetlerinin günlük işleyişinde de doğrudan hissedilmeye başlandı.
Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa'da yaşanan son sıcak hava dalgalarını gelecekte karşılaşılabilecek daha büyük iklim kaynaklı sağlık krizlerinin habercisi olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre sağlık sistemlerinin yalnızca hastalıkları tedavi etmeye değil, iklim değişikliğinin oluşturduğu yeni risklere karşı da hazırlıklı olması gerekiyor. Erken uyarı sistemleri, afet hazırlık planları, iklime dayanıklı sağlık tesisleri ve kırılgan grupların korunmasına yönelik politikalar önümüzdeki dönemin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.
Sağlık yönetimi açısından bakıldığında ise soru oldukça net: Hastaneler, bakım kuruluşları ve sağlık çalışanları giderek daha sık yaşanması beklenen aşırı sıcaklık olaylarına ne kadar hazır? Avrupa'da yaşanan son gelişmeler, iklim krizinin artık yalnızca çevre politikalarının değil, sağlık politikalarının ve sağlık yönetiminin de merkezinde yer alması gerektiğini gösteriyor.
Bugün Avrupa'da yaşananlar, yarının sağlık sistemlerini şekillendirecek kararların ne kadar kritik olduğunu hatırlatıyor. Çünkü iklim değişikliğinin etkileri gelecekte yaşanacak bir senaryo değil; sağlık hizmetlerinin her geçen gün daha fazla karşı karşıya kaldığı bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.
© Copyright 2022 İstanbul Gelişim Üniversitesi Tüm Hakları Saklıdır.