10 Ağustos 2025
Yasal Haklardan Toplumsal Kabule: Regl İzninin İş Yaşamındaki Yeri
Son yıllarda kadın sağlığına ilişkin farkındalık artmış ve regl izni konusu iş yaşamında daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Araştırmalar, doğurganlık çağındaki kadınların yarısından fazlasının regl ağrısı yaşadığını, %10–15’inin ise iş ve günlük yaşamlarını aksatacak şiddette semptomlar gördüğünü ortaya koymaktadır. İspanya, 2023’te ağrılı regl dönemlerinde ücretli izin hakkını yasalaştıran ilk Avrupa ülkesi olmuştur; ancak kullanım oranı damgalanma, gizlilik endişeleri ve kapsamın sınırlı olması nedeniyle düşüktür. Japonya, Tayvan ve Endonezya gibi ülkelerde de benzer haklar uzun süredir yürürlükte olmasına rağmen, toplumsal önyargılar ve işveren tutumları kullanım oranlarını sınırlamaktadır. Yalnızca yasal düzenlemelerin değil, toplumsal kabulün de gerekli olduğu; erken yaşta eğitim, farkındalık kampanyaları ve cinsiyet eşitliği odaklı yaklaşımın sürdürülebilir çözümler için kritik önemde olduğu vurgulanmaktadır.
Bu durumun yarattığı performans kaybı ve iş yaşamında zorlayıcı koşullar, birçok ülkede regl izni taleplerini gündeme getirmiştir. Avrupa’da bu konuda yasal düzenleme yapan ilk ülke İspanya olmuştur. 2023 yılında yürürlüğe giren yasa ile, ağrılı regl dönemlerinde doktor raporu ile aylık üç ila beş gün arasında ücretli izin kullanma hakkı tanınmıştır. Ancak, uygulamanın ilk 11 ayında günlük ortalama yalnızca 4,75 kadın bu haktan yararlanmıştır. Bu düşük kullanım oranının başlıca nedenleri arasında damgalanma kaygısı, gizlilik endişeleri ve yalnızca ağır semptom gösterenlere izin verilmesi yer almaktadır. Benzer şekilde, Japonya’da 1947’den bu yana yasal olarak tanınan regl izni hakkı olmasına rağmen, bu haktan yararlanan kadın oranı yalnızca %0,9’dur. Tayvan ve Endonezya gibi diğer Asya ülkelerinde de benzer düzenlemeler uzun süredir yürürlükte olmakla birlikte, işveren tutumları ve toplumsal önyargılar nedeniyle kullanım oranları düşüktür.
Bu veriler, yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığını, toplumsal kabullerin de en az yasal çerçeve kadar önemli olduğunu göstermektedir. Konu, cinsiyet eşitliği ekseninde de tartışılmaktadır. Bazı görüşler, regl izni gibi hakların diğer fizyolojik ihtiyaçları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savunurken; bazıları ise bu tür uygulamaların erkek çalışanlar aleyhine ayrımcılık oluşturabileceğini iddia etmektedir. Kalıcı ve adil bir çözüm için, çocukluk çağından itibaren kapsamlı bir toplumsal farkındalık programının uygulanması, menstrüasyonun bir hastalık değil insan fizyolojisinin doğal bir parçası olduğunun öğretilmesi, ancak ağrılı seyredebileceği ve iş gücü kaybına yol açabileceğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Böylece hem kadın çalışanların sağlık ve verimliliği korunabilir hem de iş yaşamında cinsiyet temelli önyargılar azaltılabilir.
Kaynakça
- McKenna, K. A., & Fogleman, C. D. (2021). Dysmenorrhea. American family physician, 104(2), 164–170.
- Esan, D. T., Ariyo, S. A., Akinlolu, E. F., Akingbade, O., Olabisi, O. I., Olawade, D. B., ... & Ogunfowokan, A. A. (2024). Prevalence of dysmenorrhea and its effect on the quality of life of female undergraduate students in Nigeria. Journal of Endometriosis and Uterine Disorders, 5, 100059.
- https://www.yalemedicine.org/conditions/dysmenorrhea
- https://www.theguardian.com/society/2025/apr/10/one-in-four-women-england-reproductive-health-issue-survey
- https://www.euronews.com/next/2023/02/16/spain-set-to-become-the-first-european-country-to-introduce-a-3-day-menstrual-leave-for-wo
- https://www.theguardian.com/world/article/2024/jun/04/spain-historic-menstrual-leave-law-hardly-used-period-pain-endometriosis
- https://www.ndtv.com/world-news/the-global-push-for-paid-menstrual-leave-as-spain-brings-in-law-3789125